SÜRDÜRÜLEBİLİR MODA

Sürdürülebilir moda (eco-fashion ve ReFashion olarak da bilinir), moda ürünlerinde ve moda sisteminde daha fazla ekolojik bütünlük ve sosyal adalete yönelik değişimi teşvik eden bir hareket ve süreçtir. Sürdürülebilir moda, sadece moda ürünlerine hitap etmekten daha fazlasını ilgilendirir. Giysilerin nasıl ve kim tarafından üretildiğine dair tüm sistemi ve bir ürünün çöp sahasına ulaşmadan önce ömrünün ne kadar uzun olduğunu ele alır. Bu, birbirine bağlı sosyal, kültürel, ekolojik ve finansal sistemlerle ilgilidir.

Sürdürülebilir moda hareketinin kökenleri, modern çevre hareketleriyle ve özellikle de 1962'de Amerikalı biyolog Rachel Carson'ın Silent Spring kitabının yayınlanmasıyla iç içedir. Carson'ın kitabı, günümüzde modanın çevresel ve sosyal etkisi hakkındaki tartışmalarda hala önemli olan bir tema olan tarımsal kimyasalların kullanımıyla ilişkili ciddi ve yaygın zararı ortaya çıkardı. Takip eden yıllar, endüstriyel faaliyetlerin etkileri de dahil olmak üzere insan eylemlerinin çevre üzerindeki etkisinin daha sistematik olarak araştırılmasına ve bu etkilerin azaltılmasına yönelik yeni kavramlara bir terime tanık oldu.

Sürdürülebilir modanın amaçları şunları içerebilir: yerel üretim ve ürünlerin değerini artırmak; malzemelerin yaşam döngüsünün uzatılması, zamansız giysilerin değerini artırmak; atık miktarını azaltmak, üretim ve tüketim sonucunda çevreye verilen zararı azaltmak.

Moda, tanımı gereği, zamanla ilgili bir olgudur. Belirli bir zaman ve bağlamda popüler bir ifadedir. Bu aynı zamanda neyin daha sürdürülebilir olduğu ve neyin daha sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiği (modanın "hızlı" mı yoksa "yavaş" mı olması gerektiği veya daha özel veya kapsayıcı olması) algısını da etkiler.

Moda sisteminin mevcut sürdürülemez durumunun en belirgin nedenlerinden biri modanın zamansal yönleriyle ilgilidir: pazara sürekli yeni mal akışı veya popüler olarak "hızlı moda" olarak adlandırılan durumdur. Bu terim, küresel üretim zincirlerinden tedarik edilen ve H&M, Zara, Forever21, vb. gibi zincirler aracılığıyla satılan ucuz, erişilebilir ve trend olan kıyafetleri ifade eder. Hızlı modanın çevreye olumsuz etkileri oldukça fazladır ve üretim açısından etik değildir. Değişen moda trendlerine ayak uydurabilecek kadar hızlı kıyafet yapabilmek için giysiler zararlı şekillerde üretilmektedir. "Hızlı" giysiler, doğal liflerin aksine sentetik liflerden yapılır. Sentetik lifler ise Dünya'nın fosil yakıt kaynaklarını kullanarak üretilir. Giysilerimizin neredeyse yüzde altmışı bu şekilde yapılıyor. İnsanlar bu tür giysilere çok para harcadıkları ve bunları çok sık satın aldıkları için çöp alanları de hızla doluyor. Her yıl yapılan kıyafetlerin neredeyse yüzde altmışından fazlası çöplüklere gidiyor çünkü insanlar onları artık beğenmemeye başlıyor ve geri dönüşüm yapmak yerine atmayı tercih ediyor. Aynı zamanda dünyadaki atıkların neredeyse yüzde yirmisi moda ürünlerinden oluşuyor. "Hızlı" giysiler üreten fabrikaların çoğu Çin, Bangladeş ve Vietnam gibi ülkelerde bulunuyor. Moda endüstrisinde ağır işçilik, köleliğin fabrikaları işler duruma getirmeye başladığından beri vardı. Bugün bu kıyafetleri yapan insanların çalışma koşulları son derece korkunç ve aldıkları ücret de asla emeklerinin karşılığını yansıtmaz. Genellikle bu işçilerin çoğu, güvenli olmayan çalışma koşulları nedeniyle iş kazaları sırasında da yaralanır.

Yavaş moda, yavaş yemek hareketinin ilkelerine dayanan hızlı modaya karşı alternatif bir yaklaşım olarak görülebilir. Sürdürülebilir modanın karakteristikleri, duygusal, ekolojik ve etik niteliklerin tek tip ve sade rahatlığa göre en az sürtüşmeyle tercih edildiği “yavaş moda” felsefeleriyle örtüşmektedir. Değişen bir altyapı ve azaltılmış bir ürün çıktısı gerektirir. Kategorik olarak, yavaş moda ne her zamanki kadar üretim ne de sadece tasarım klasiklerini içerir. Yavaş moda, moda sektörünün farklı bir başlangıç noktasından inşa edilmiş bir vizyonudur. İnsan yaşam koşullarına, biyolojik, kültürel çeşitliliğe ve kıt küresel kaynaklara saygılı, özgün, kişiselleştirilmiş ürünler yaratan bir bakış açısını yansıtan bir moda anlayışıdır. Yavaş moda genellikle dayanıklı ürünlerden, geleneksel üretim tekniklerinden, mevsimsiz ürünlerden veya estetik ve malzeme açısından daha uzun süre dayanmaya çalışan tasarım konseptlerinden oluşur. Yavaşlığın etkisi, üretim zincirinin birçok noktasını etkilemeyi amaçlar. Gelişmekte olan ülkelerdeki tekstil endüstrisindeki işçiler için yavaş moda, daha yüksek ücretler sağlar. Tüketiciler için ise yavaş moda, ürünlerin daha dikkatli ve yüksek kaliteli ürünlerle tasarlanması ve üretilmesi anlamına gelir. Çevresel bir bakış açısına göre, geçici trendleri takiben kullanımdan kaldırılan daha az giysi ve endüstriyel atık ortaya çıkar. Dayanıklılığa; duygusal, maddi, estetik veya giysilerin kullanım ömrünü uzatan hizmetler aracılığıyla vurgu yapılır. Yeni fikirler ve ürün yenilikleri, yavaş modayı sürekli olarak yeniden tanımlar, bu nedenle statik, tek bir tanım kullanmak, kavramın gelişen doğasını görmezden gelebilir.

Tekstil ve moda endüstrisi çevreyi olumsuz etkileyen sektörlerin başında gelmektedir. Çevresel sürdürülebilirliği büyük ölçüde tehlikeye atan sektörlerden birisidir ve bu nedenle de büyük sorumluluklar taşımaktadır. Küreselleşme giderek daha düşük fiyatlarda çok hızlı değişen giysiler üretmeyi mümkün kıldı ve birçok tüketici modayı kullanılıp atılabilir olarak görüyor. Bununla birlikte, hızlı ve dolayısıyla tek kullanımlık moda, üretim, kullanım ve imhada kirliliğe katkıda bulunuyor ve çevresel tehlikeler oluşturuyor.

Modanın daha sürdürülebilir hale gelmesi için endüstrinin mantığı yerine çevresel bakış açısını merkeze almak önemli bir kaynaktır. Earth Logic moda araştırma eylem planı, "dünya gezegenimizin sağlığını ve hayatta kalmasını ve dolayısıyla insanlar da dahil olmak üzere tüm türlerin gelecekteki güvenliğini ve sağlığını endüstrinin, iş dünyasının ve ekonomik büyümenin önüne koymayı" savunur. Earth Logic planı, küresel moda sistemini, 1,5 °C Küresel Isınma ile ilgili 2018 IPCC Özel Raporu ile açıkça ilişkilendirmektedir. Ayrıca, Earth Logic moda araştırması eylem planı, bilimsel araştırma kanıtlarının iklim değişikliği gibi zorluklara yanıt vermek için gereken ölçek ve hızda bir değişiklik sağlama olasılığının en yüksek olduğunu öne sürdüğü, sürdürülebilir bir şekilde çalışmak için bir dizi olası alan ortaya koymaktadır. Earth Logic'in çıkış noktası, gezegenin ve insanlarının kârdan önce ilk sıraya konulması gerektiğidir. Sürdürülebilir modaya yönelik değişimi sınırlayan tartışmasız en büyük faktör olan ekonomik büyümenin mantığını, dünyayı merkezine koyan mantıkla değiştiriyor.

Sürdürülebilir ve Etik Modaya Geçiş Yapmak için Nedenler:

Sürdürülebilir markalar, çevreye karşı nazik olmanın yanı sıra uzun ömürlü malzemeler ve kaplamalar kullanarak kaliteye odaklanır. Hızlı moda markaları tarafından üretilen giysiler uzun ömürlü değildir. Onların amaçları daha fazla satın almanızı sağlamaktır. Kalite sağlayan sürdürülebilir markaları tercih ederek hem atıklarınızı hem de satın aldığınız kıyafet miktarını azaltabilirsiniz (aynı zamanda paradan da tasarruf edebilirsiniz).

Hızlı moda endüstrisi, büyük bir karbon ayak izi bırakıyor. Çöp sahası etkisinden, iş ve su tüketiminden, pamuk yetiştirmede kullanılan böcek ilaçlarına, su kaynağına giren ve tedarik zincirindekilerin sağlığını etkileyen kimyasallara kadar, hızlı modanın ne kadar zarar bıraktığını söylemek kolaydır. Sürdürülebilir modayı seçerken, moda endüstrisinin neden olduğu olumsuz çevresel etkiyi desteklemeye hayır diyebilir ve dolayısıyla kendi çevresel ayak izinizi azaltabilirsiniz.

Hızlı moda, gelişmekte olan ülkelerde düşük ücret ve koşullar pahasına giyim maliyetini düşük tutar. Etik olarak yapılmış markalara geçerek, paranızı harcamayı seçtiğiniz kıyafetlerin işçilerin emeğinin sömürülmesinden ve çocuk işçiliğinden yararlanmadığından emin olursunuz.

KAYNAKLAR:

https://en.wikipedia.org/wiki/Sustainable_fashion

https://www.vogue.co.uk/fashion/article/sustainable-fashion

Bu yazı 32 kişi tarafından okundu.