SANAL DENEME KABİNİ NEDİR?

Pandemiyle birlikte gittikçe online alışveriş alışkanlığı kazandığımız ve metaverse gibi kavramları sık sık duymaya başladığımız bu günlerde moda sektöründeki belki de en köklü değişimlerden biri sanal giyinme kabini teknolojisi. İlk kez 2015’te ortaya çıkan sanal giyinme kabini kavramı ve pandeminin başlangıcıyla tekstil camiasında geniş çapta kendine yer buldu. Dünya genelinde yaşanan kapanmalar, alışveriş yapan insanların mağazalara gidememesi anlamına geliyordu. Kapanmalar sona erdiğinde ise mağazalar açılmasına rağmen birçok tüketici doğal olarak giyim eşyalarını fiziksel olarak denemekten çekinmeye başladı. Tam bu noktadaysa sanal deneme kabinleri devreye giriyor.  Yapay zeka ve arttrılmış gerçeklik teknolojisi sayesinde, yalnızca bir kamerayla vücutlarını taratarak 3D avatarlarını oluşturan tüketiciler satın almak istedikleri ürünlerin uygun bedenlerini veya stilini kontrol etmek için tıpkı fiziksel mağazalardaki geleneksel giyinme kabinlerinde yaptıkları gibi kıyafetleri kendi üzerlerinde görebiliyorlar. Hatta bunu yapmak için evlerinden çıkmalarına, kalabalık mağazalarda bulunmalarına ve farklı ürünleri denerken kabinde geçirecekleri zaman için sonradan üzülmelerine gerek yok.

Kıyafetler için online alışveriş yaparken herkesin aklındaki düşünce aynı: “Ya satın alacağım ürünün bedeni üzerime uymazsa?” Çoğu kullanıcının sırf bu sebeple online alışveriş fikrine sıcak bakmadığını biliyoruz. Cesur davranıp alışveriş yapanların ise hatrı sayılır bir kısmı beden uyuşmazlığı sebebiyle aldıkları ürünleri iade etmek durumunda kalıyor. Hayal kırıklığına uğrayan ve ürün iadesi için zaman  harcayan tüketiciler yaşadıkları memnuniyetsizlik sebebiyle sonraki alışverişler için markaya mesafeli yaklaşabiliyor. Moda sektöründe devrim yaratan sanal deneme kabini teknolojisi sayesinde kullanıcılar online alışveriş yaparken daha rahat davranıyor ve ürün iadesi için zaman harcamamış oluyor. Sürdürülebilir moda anlayışının gittikçe popülerlik kazanmasıyla birlikte çoğu şirket karbon salınımını azaltmak için alabilecekleri en mantıklı önlemlerden birinin iade oranlarını azaltmaya çalışmak olduğunu biliyor. Firmalar beden uyuşmazlığı nedeniyle hem daha düşük müşteri memnuniyeti oranlarıyla karşılaşıp hem de iade alırken kaynaklarını boş yere harcamış oluyor.  Sanal giyinme kabinleri sayesinde sürdürülebilir modaya katkıda bulunan ve beden problemi kaynaklı iade sayısını azaltan şirketler kar oranlarını arttırırken bir yandan da müşterileriyle daha uzun vadeli güçlü ilişkiler kurabiliyor.

Şimdilik sanal deneme kabinlerinin fiziksel kabinlerden tek farkı tüketicilerin kumaşları fiziksel olarak hissedememesi gibi görünse de ilerleyen zamanlarda Size&Me olarak bu teknolojinin ilerleyeceği noktaya hep beraber tanık olacağımız için oldukça heyecanlıyız.