COVID-19 DÖNEMİNDE ALIŞVERİŞ

Önümüzdeki yıllarda 2020'ye her şeyi değiştiren yüzyıl olarak bakacağımızı düşünüyorum. Dünya tarihinin başka herhangi bir zaman diliminde, COVID-19 krizinin ortasında patlayan dijital ve e-ticaret sektörlerinde olduğu gibi benzeri görülmemiş ve öngörülemeyen bir büyüme olmamıştı. Yavaşlayan ekonomik faaliyetin ortasında, COVID-19 e-ticarette bir artışa sebep oldu ve dijital dönüşümü hızlandırdı.

Karantinalar yeni normal haline geldikçe, işletmeler ve tüketiciler giderek daha fazla “dijitalleşti”, çevrimiçi olarak daha fazla ürün ve hizmet sunulup satın alındı ve e-ticaretin küresel perakende ticaretteki payını 2019'da %14'ten 2020'de yaklaşık %17'ye yükseltti. Türkiye’de ise e-ticaretin hacminin 4 yıl içinde 2.3 katına çıkması bekleniyor. Bu yılki e-ticaret büyüme hızı muhtemelen yavaşlayacak olsa da uzmanların e-ticaret alışveriş alışkanlıklarındaki bazı değişikliklerin pandemiden sonra bile devam edeceğinden şüphesi yok.

Moda e-ticareti de e-ticaret denkleminin bir parçası: E-ticaret, giyim satışlarının çarpanı olarak büyümeye devam ediyor (son üç yılda yaklaşık %10). COVID-19 pandemisi “modanın en büyük sıfırlaması” olarak adlandırılıyor ve bunun iyi bir nedeni var. E-ticaretin yalnızca markaların katılıp katılmamayı seçebilecekleri bir ayrıcalık olmadığı kanıtlandı. Bunun perakendecilerin ve lüks markaların yalnızca pandemiden kurtulmak için değil, geleceğe daha iyi konumlanmak için benimsemesi gereken reddedilemez bir iş modeli olduğunu düşünüyorum. Bana kalırsa moda eski haline dönemez ve dönmemelidir. Markaların daha dijital bir geleceğe doğru adımlar atmaya başlayabilmeleri için bu yeni gerçeği kabul etme zamanının geldiğine inanıyorum.

E-ticaret moda ayağında da inanılmaz bir büyüme yaşamışken ürün iadelerinin de orantılı olarak artmış olması şaşırtıcı bir durum değil. Tüketiciler beden uyumsuzluğu sorununu yaşamamak için beğendikleri bir ürünü satın alırken aynı zamanda o ürünün farklı bedenlerini de satın alma gibi trendlere eğilim gösteriyorlar. Bu eğilim, genellikle teslimat ve iade masraflarını karşılamak için ödeme yapan ve ürünü tedarik zincirlerine geri almanın bir yolunu bulmak zorunda olan çevrimiçi perakendeciler için büyük bir probleme neden oluyor. Alışveriş yapanlar ürünleri iade için geri göndermeden önce haftalarca, hatta aylarca bekletebiliyorlar; bu sırada ürünlerin satış değeri düşebiliyor, sezonu geçebiliyor, popülerliği azalabiliyor. Bu süreç aynı zamanda çevreye de çok fazla zarar veriyor, aşırı miktarda karbon salınımı yapılıyor.

Şirketler bu tarz problemleri elimine etmek için, özellikle yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik sayesinde, çevrimiçi alışveriş yapanların istedikleri stili ve beden uyumunu kolayca bulmasını sağlayan teknolojilere yatırım yapmaya devam ediyor. Bu teknolojiyi de Türkiye’de ve globalde uygulamayı planlayan girişimlerden bir tanesi de Size&Me.

Size&Me yukarıda bahsettiğim tüm problemleri elimine etmeyi hedefleyen bir yapay zekâ teknolojisi girişimi. Misyonumuzda da belirttiğimiz gibi “Global çevrimiçi alışverişte tekstil iadelerinin %60'ını oluşturan beden uyumsuzluğu problemini ortadan kaldırmak. Bu hedefte başlıca karbon salınımını azaltma ve su tasarrufu sağlama gibi çevre korumacı prensiplerle çalışıyoruz.” Bu amaçlar doğrultusunda Size&Me olarak, e-ticaret sektörüne artan talepten kaynaklı oluşan problemleri hem tüketiciler hem de üreticiler için ortadan kaldırarak Türkiye’de ve globalde girişim ekosisteminin önde gelen isimlerinden biri olmayı hedefliyoruz.

Yağmur Çağıl

CMO

KAYNAKLAR

https://www.forbes.com/sites/gregpetro/2021/03/02/online-retails-hidden-post-covid-cost-returns/?sh=1595907002c7

https://www.bbc.com/news/explainers-56103106

https://webrazzi.com/2021/04/15/turkiyede-e-ticaretin-4-yil-icinde-23-katina-cikmasi-bekleniyor/

https://www.the-future-of-commerce.com/2021/03/23/e-commerce-growth/

Bu yazı 51 kişi tarafından okundu.