Sürdürülebilir ve Çevre Dostu 5 Moda Markası

Moda endüstrisi, tek başına neden olduğu karbon emisyonu ile yaşadığımız gezegene ger dönüşü olmayan zararlar veriyor. Sadece bir parça kıyafetin üretiminde bile binlerce ton su kullanılıyor. Üretim aşamasında binlerce ton karbon ayak izi oluşturuluyor. Yapılan araştırmalara göre; moda endüstrisi, çevreye en çok zarar veren sektörlerden biri olma özelliğini taşıyor.

Çevreye duyarlı insanların artması ve bu konuda daha hassas bir bakış açısına sahip olmamız ile birlikte birçok moda markası sürdürülebilir çözümler üretmek zorunda kaldı. Diğer bir yandan, hızlı moda akımına tepki olarak sürdürülebilir moda akımı ortaya çıktı. Bu zararları biraz olsun azaltmak ve gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak için sürdürülebilir, çevre dostu, dönüştürülebilir ve kaliteli üretim hedeflenmeye başlandı.

Bu yazımızda 5 sürdürülebilir moda markasını inceleyeceğiz.

1- Les Benjamins

Lüks sokak giyimi denilince ilk akla gelen markalardan biri olan Les Benjamins, sürdürülebilir koleksiyonları ile öne çıkıyor. Kaliteli ve uzun vadeli giyilebilir kıyafetler üretiyor. Les Benjamins’in en önemli sürdürülebilir adımlarından biri ise ürünlerinde yüzde yüz organik pamuk kullanması diyebiliriz. Pamuk endüstrisi, her gün binlerce ton suyun israf edilmesine neden oluyor. Les Benjamins, küçük ölçekli çiftliklerde yetiştirilen pamukları kullanıyor. Bu çiftliklerde kimyasal ilaç ve gübreler kullanılmadığı için çevreye herhangi bir şekilde zarar vermiyor.

Les Benjamins özellikle son çıkardığı koleksiyonlarında çevreye zararsız ve sürdürülebilir ürünlere yer veriyor. Aynı zamanda bu koleksiyonlar minimalist bir yaklaşım hazırlanıyor. Günümüz dünyasının en büyük problemlerinden olan tüketim çılgınlığına karşı çıkan minimalizm akımı, sürdürülebilir olma yolunda en önemli adımlardan biri. Les Benjamins gibi çevre dostu giyim markaları, kullan-at moda anlayışının yerini uzun yıllar kullanılabilecek kaliteli ve geri dönüştürülebilir bir moda anlayışı tercih ediliyor.

2- Tommy Hilfiger

Tommy Hilfiger; “hiçbir şeyi boşa harcamayan ve herkese kucak açan” misyonu ile Make It Possible sürdürülebilirlik projesini tanıttı. Bu proje ile birlikte sürdürülebilir modaya bir adam daha yaklaşan Tommy Hilfiger, kapsayıcı bir moda anlayışını kabul ediyor. Proje kapsamında döngğsellik ve kapsayıcının konularının üzerinde duruyor. Tommy Hilfiger koleksiyonlarında minimalizme, kapsayıcılığa ve sürdürülebilirliğe büyük önem veriyor.

Tommy Hilfiger, koleksiyonlarından birinde %100 geri dönüştürülmüş kumaşları kullanmıştı. Moda sektöründe bu oran nerdeyse %30’un altında seyrediyor. Tommy Hilfiger bu kumaşları hazır giyim firmalarının üretim merkezlerinden ve otellerin ger dönüştürülmüş yatak çarşaflarından elde ediyor.

3- Stella McCartney

Stella McCartney, konu tabiat, çevre ve hayvanlar olduğunda etik ilkeleri sonuna kadar gözetmesi ile öne çıkıyor. Piyasaya giriş yaptığı günden bugüne koleksiyonlarından hiçbirinde deri ve kürk gibi dokular kullanmadı. Stella McCartney, koleksiyonlarında doğa dostu hammaddeler kullanmaya özen gösteriyor. Teknolojiyi ve biyomühendisliği sonuna kadar kullanarak örümcek ipliği,dönüştürülmüş okyanus plastiği gibi %100 geri dönüştürülebilir dokular üzerinde çalışıyor. Dünyaca ünlü Stella McCartney, sürdürülebilirliği ve lüksü bir arada sunuyor.

4- EzraTuba

EsraTuba, 2006 yılında kendi alanlarında uzman baş tasarımcıları Esra ve Tuba tarafından kurulmuş yerli bir giyim markası. EzraTuba, sürdürülebilir modayı kendine misyon ediniyor. Toplumun daha sürdürülebilir bir yaşam stiline sahip olmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Bunun yanı sıra dijital moda alanında yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor. Giyilebilir teknoloji alanında sektöre ön ayak olan çalışmaları ile dijital modaya önemli katkılar sağlıyor.

5- Reformation

Reformation, ilk başta Yael Aflalo’nun ikinci el pazarından aldığı kıyafetleri yenileyerek satmasıyla ortaya çıktı. Yael Aflalo pazardan aldığı ikinci el kıyafetleri kimi zaman yenileyerek kimi zaman ise sadece temizleyerek yeniden kullanılabilir hale getiriyordu. Daha sonra gitgide büyüyerek ünlü isimlerin bile gardırobunda yer almaya başladı.

Reformation, geri dönüştürülmüş eski kumaşlardan yeni harikalar yaratarak sürdürülebilir modanın en güzel örneklerini veriyor. Çevreye duyarlı markalardan biri olan Reformation, hızlı moda akımının doğurduğu kullan-at anlayışını yıkmak ve sürdürülebilir bir moda algısı oluşturmak amacıyla kuruldu. Moda endüstrisini çevre dostu bir hale getirmek isteyen Reformation, var olan kıyafetleri geri dönüştürerek üretim yapma fikri üzerinden ilerliyor. “Çevreyi kirletmeyen öldürücü kıyafetler yapıyoruz.” sloganı ile çevreye duyarlı bir profil çiziyor.

Reformation, kıyafetlerin üzerine “RefRecycling” etiketi ekliyor. Bu etiketler üzerinde müştereken kıyafetler nasıl geri dönüştürebilecekleri yazıyor. Reformation, bütün ürünlerin üretim aşamasında ne kadar su kullanıldığı ve ne kadar karbon ayak izi oluşturduğuna dair detaylı bilgileri online sitesinde müşterilere sunuyor.

Bu markaların yanı sıra yeni koleksiyonlarında daha sürdürülebilir ürünlere yer veren ve eskiye nazaran çevreye daha az zarar veren hızlı moda markaları da var. Müşterilerin bu konuda bilinçlenmesi, markaları sürdürülebilir ve çevre dostu olmaya zorluyor. Sonuç olarak markalar bu ihtiyaca cevap vermek zorunda kalıyor. Günümüzde hala moda endüstrisi çevreye en çok zarar veren endüstriler arasında olsa da bu alanda atılan adımlar ve sürdürülebilir olma çabası gözardı edilemez. Zamanla hızlı moda akımının empoze ettiği tüketim çılgınlığının önüne geçebilir ve markaları daha sürdürülebilir olmak zorunda bırakabiliriz.