Sürdürülebilir Moda İçin İlk Adım: Minimalizm

Gardıroplarımız yıllardır hiç giymediğimiz kıyafetlerle dolup taşıyor. Büyük bir hevesle satın alıp sonrasında birkaç kere giydiğimiz kıyafetlere para harcıyoruz. Sonuç olarak fast fashion hız kaybetmeden büyümeye devam ediyor. Hızlı moda sektörünün yaşadığımız gezegene verdiği hasarlar, her geçen gün biraz daha artıyor. İndirimi kaçırmamak ve moda olana sahip olabilmek için yaptığımız harcamalar, çevreye düşündüğümüzden çok daha büyük zararlar veriyor. Peki bu zararın önüne nasıl geçebiliriz? Kendi küçük dünyamızda yaptığımız birtakım değişiklikler, uzun vadede harika sonuçlar doğuracaktır. Sandığımızın aksine sürdürülebilir olmak için zengin olmamıza gerek yok. Minimalizm, sürdürülebilir olma yolunda atabileceğiniz en büyük adımlardan biri.

Minimalizm nedir?

Son dönemlerde sık sık duyduğumuz minimalizm, yaşam felsefesi olarak sadeleşme anlamına geliyor. Aynı zamanda tüketim odaklı yaşam biçimine karşı ortaya çıkmıştır. Tarihte adını ilk olarak sanat ve müzik gibi sanat alanlarında duyduğumuz minimalizm, günümüzde tüketim çılgınlığının zirveye ulaşması ile birlikte sade ve tüketim karşıtı bir yaşam biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Teknoloji ile birlikte hayatımız daha pratik ve kolay bir aldı. İstediğimiz her şey birkaç tık ile önümüze geliyor. Bu cazibeye karşı gelemiyor ve sürekli olarak satın alıyoruz. Birçoğumuz ihtiyacımız olduğu için değil indirimi kaçırmamak için alışveriş yapıyoruz. Telefonlarımızın bildirimlerinde beliren indirim haberleri, hiç aklımızda olmayan ürünleri sepetlere eklememize neden oluyor. Biz satın aldıkça dolaplarımız dolup taşıyor. Minimalizm birçok kişiyi korkutuyor. Bu kavramı sahip olduklarımızı atmak, alışveriş yapmayı azaltmak, zevklerimizden vazgeçmek olarak algılayanların sayısı bir hayli fazla. Oysaki minimalizm, ihtiyacımız olana sahip olmak ve kendimize alan yaratmaktır. Minimalist bir hayat biçimi ile hem kendimizi özgürleştirebilir hem de çevre için küçük ama etkili bir adım atabiliriz.

Minimalist Moda

Moda sektörü, karbon emisyonunun yaklaşık %5’ine neden oluyor. Aynı zamanda su ve kimyasal kirliliğinin ise %20’sine neden oluyor. Okyanuslardaki plastik kirliliğinin %35’ine moda sektöür neden oluyor. Kısacası, moda sektörü petrol endüstrisinden sonra yaşadığımız gezegen için en zararlı ikinci büyük endüstri olma özelliğini taşıyor. Lüks ve ulaşılamaz moda markalarına çözüm olarak ortaya çıkan fast fashion akımı, uygun fiyatlı ve kolay ulaşılabilir olması nedeniyle korkunç bir tüketim çılgınlığına yol açtı. Hızlı moda sektörünün ortaya çıkardığı çevresel atık, en üst düzeye ulaştı. Markaların ürettiği ürünlerin neredeyse %70’i sezon sonu olduğu için kullanılmadan atık olarak çöpe gidiyor. Çöpe giden ürünlerin geri dönüştürülme oranı ise bu rakamların yanında dikkate alınmayacak kadar az.

Bu korkunç zararların gün yüzüne çıkması ve büyük bir kesimin bilinçlenmesi ile birlikte markalar sürdürülebilir olmanın yollarını aramaya başladı. Fakat hala birçoğu greenwashing (tüketicileri sürdürülebilir, vegan, çevre dostu gibi sözlerle yanıltma; çevre dostu olmadığı halde öyle gösterme) uyguladığını biliyoruz. Peki biz tüketiciler olarak bu zararın önüne nasıl geçebiliriz? Uygun fiyatlı diye birkaç kez giyeceğiniz kıyafetler satın almaktansa kaliteli ve uzun vadede kullanabileceğiniz kıyafetlere yatırım yapmak bu alanda yapabileceğiniz en önemli değişikliklerden biri olacaktır. Fast fashion akımının ortaya çıkardığı kullan-at anlayışından kurtulmak; sürdürülebilir bir moda anlayışının kapılarını aralamanızı sağlayacak.

Nasıl minimalist olabiliriz?

Bazı alışkanlıklarımı değiştirerek ve ihtiyaçlarımıza yönelik alışveriş yaparak minimalist bir yaşam biçimi edinebiliriz. Sürdürülebilir olmak ve minimalizmi hayatınıza entegre edebilmek için:

Dolabınızdaki fazlalıklardan kurtulun.

Anlık bir hevesle yada sadece çok uygun fiyatlı olduğu için aldığınız ve sonrasında sadece birkaç kez giyip rafa kaldırdığınız kıyafetlerden kurtulun. Artık kullanmadığınız kıyafetleri ikinci el alım-satım uygulamalarında satabilir yada bağışlayabilirsiniz.

Moda olanı değil ihtiyacınız olan ürünlere yatırım yapın.

Dolabınızın karşısına geçip yığınla kıyafet arasından ne giyeceğinize karar veremiyor musunuz? “Hiçbir kıyafet bana uygun gelmiyor.” veya “Giyecek hiçbir şeyim yok.” diye düşünüyor olabilirsiniz. Çünkü alışveriş yaparken çoğu zaman ikinci kez düşünmeden satın alıyoruz. Minimalist bir yaşam biçimi için ihtiyaca göre alışveriş yapmak, en temel kurallardan biridir Ayrıca alışverişe bir liste ile çıkmak, ihtiyacınız olmayan ürünleri satın almanızı engelleyebilir.

Kaliteye önem verin.

Minimalist olmak için kazanabileceğiniz en önemli alışkanlıklardan biri miktara değil kaliteye öncelik vermek olacaktır. Uzun yıllar giyebileceğiniz, birçok kombin ile uyumlu ve kullanışlı ürünlere yatırım yapabilirsiniz.